13 Ağustos 2014 Çarşamba

İsviçre ve İtalya’ya Yolculuk I

Plan ve Hazırlık


Mayıs aylarında İsviçre’de yaşayan arkadaşlarımızı ziyaret etme isteği ile başladı her şey. İsviçre’ye gelmişken Fransa ve Almanya’ya gideriz derken, en çok gitmek istediğimiz yer İtalya’ya uzun bir yolculuğa dönüştü planlar. Yolculuğumuza Bern’den arkadaşlarımızın arabasıyla başlayıp, Lugano ve Como göllerini gezip ardından Venedik’e, oradan daha gitmeden büyüsüne kapıldığımız Toscana’da birkaç yeri ziyaret ederek Roma’ya, Roma’da birkaç günün ardından yukarıya doğru yine Toscana ile sarmalanıp, Cinque Terre’ye uğrayarak Bern’e geri dönecektik. Arabayı arkadaşlar kullanacak, konaklama ve yol haritasını Ufuk hazırlayacak ben de gideceğimiz yerlerle ilgili bilgi toplayarak bir nevi rehberlik hizmeti verecektim. Bir yandan çalıştığımdan, tüm bilgileri internet üzerinden topladım. Vikipedia’nın, çeşitli gezi sitelerinin ama en çok, daha önce buraları gezmiş sevgili blog yazarlarının yardımı oldu planlama ve kendi rehberimi yapmamda. Bunun üzerine gezimizin ardından mutlaka ben de yazacağım dedim. Hem paylaşmak hem de gezginlere yardımcı olabilmek için…
Evet, gelelim yolculuktan daha uzun süren ve neredeyse yolculuk kadar keyifli yolculuk planlamalarımıza. Benim gezi planı yapanlara ilk önerim, zaman varsa daha önce buraları gezmiş olanların yazılarını okumak, tecrübelerini, fotoğraflarını, önerilerini not almak. Şehirlerin, kasabaların, yapılar ve eserlerin fotoğraflarına bakmak. Böylece özellikle görmek istediğiniz yerleri belirleyebilirsiniz. Bunun ardından maps.google.com adresine gidip bu yerleri işaretleyebilir, aralarındaki mesafeyi, yakın mesafelerde görebileceğiniz diğer yerleri görebilirsiniz. Arabayla yolculuk yapmak özellikle Toscana yeşili arasında pek keyifli, ama otoban, benzin, park yeri ve yorgunluk kısmı ayrıca düşünülmeli. Biz Godhard tüneli girişi dışında hiç trafik sıkışıklığı yaşamadık. Tabi bir de Como’nun virajlı yolarında son hız gelen arabalar cesaretli bir sürücü gerektiriyor. Bunun dışında seçtiğiniz yerleri gezen turlara, tren ve otobüs seferlerine bakabilirsiniz.

İşte bizim gezmek istediğimiz yerler listemiz ve Google map yolculuk haritamız.



Venedik ve Roma’ya fazla gün ayırmak istedik ve bolca Toskana’nın ortaçağ kasabalarında gezmek. Bu nedenle tadı damağımızda kalacağını bildiğimizden ve yorulduğumuzdan, Roma’dan ayrılırken, bir başka yolculukta görüşmek dileğiyle Floransa ve Cinque Terre’ya uğramaktan vazgeçtik. Pisa’da, Pisa’nın ünlü kule, katedral ve vaftizhanesine ve Lucca’ya kolayca ulaşabileceğimiz, dağların arasında, havuzlu bir otelde yer ayırttık. Zaten listemizi yaparken aklımızda, bu güzelliklerin tadını damağımızda bırakıp bir gün doyasıya gezmek üzere ayrılmak vardı. Hemen tekrar gitmek istediğim yerleri söyleyeyim şimdiden, Arezzo, San Gimignano, Siena, Roma’da gece Castel Angelo, Venedik Burano Adası... Bir de elbette göremediğim tüm Toscana kasabaları, Floransa ve Cinque Terre.

Şehirleri tek tek anlatmaya başlamadan önce biraz daha hazırlıklardan bahsedeyim.
Zamanlama konusunda gerçekçi olmak ve her zaman istenilen yerlerin tümünün gezilemeyeceğini kabullenmek lazım bence. Çünkü bir yeri çok sevince hazzına varmalı, harika meydanlarının birine aşık olup saatlerce burada oturmalı, keyifli bir yemeğin ardından uzun uzun sohbet etmeli. Yol boyunca durup kayaların üzerine kurulmuş inanılmaz bir şehri, uzanıp giden güzeller güzeli ayçiçeği tarlalarını izlemeli. Bu yüzden özellikle görmek istiyorum denilen yerlerde konaklama ve gezi planını gitmeden önce belirlemek iyi oluyor.

Gelelim konaklama konusuna, biz Como’da bir gece, Roma’da üç gece Airbnb sayesinde bulduğumuz, güzel insanların evlerinde kaldık. Airbnb kişilerin yaşadıkları evin bir odasını ya da bir başka evi tamamen size kiralamasını sağlayan bir site. Biz iki çift olduğumuzdan sadece tüm ev kiralamalarına baktık. Ama ev sahibi ile beraber yaşamanın, gezilecek yerler ve oranın kültürünü, insanlarını tanımak için çok güzel bir fırsat olacağını düşünüyorum. İlk ev sahibimizi göremedik ama bol bol yazıştık, bize bıraktığı ev yapımı biralar ve bilgilendirici dosyası harikaydı. İkincisi ev sahibimiz de çok sevecen ve yardımcıydı, bunları daha sonra ayrıntılı anlatacağım. Dünyanın herhangi bir yerine gitmeden önce mutlaka Airbnb’yi ziyaret etmenizi öneriyorum, biz her iki evimizden ve ev sahibimizden çok memnun kaldık. Özellikle, dört kişiyseniz ve ortak banyo kullanacaksanız fiyat oldukça uygun oluyor. Sitede tutacağınız ev ile ilgili daha önce kalmış kişilerin yorumlarını okuyabiliyor, hangi tarihlerde boş olduğunu, fiyatını, lokasyonunu görebiliyorsunuz.
Bu fiyatlara ek olarak şehir vergisi ödeyeceksiniz. Oteller konusunda yine internetten faydalanmak en mantıklısı gibi. Ama gittiğinizde, bu konuda yeteneğiniz varsa pazarlık yapabilirsiniz tabi.

Bir başka konu da internet ve telefon kullanımı. En uygun seçecek gittiğiniz ülkeden bir sim kartı almak. Biz İtalya’da Vodafone’dan iki sim kart aldık ve pişman olduk. Hiç anlamadan ikinci, üçüncü gün internet kotaları doldu ve dolmadan önce de zaten çekim gücü çok çok kötüydü. Daha sonra öğrendik ki İtalya’da TİM çok daha iyi hizmet sağlıyormuş. Ayrıca bir çok restoran, kafe, ev ve otelde ücretsiz internet imkanı var.

Gelelim bavul hazırlama kısmına..
Elbette unutulmaması en önemli olanlar pasaport, kimlik, seyahat sigortası, kredi kartı ya da nakit paranız. Biz önerilere uyarak yanımıza kimliklerimizin ve pasaportlarımızın fotokopilerini de aldık.
Bunların dışında,
Uçak biletleri, tren, otobüs, otel, müze rezervasyon bilgileri,
Sürekli kullandığınız ilaçların yanında özellikle, ayak, bacak ağrılarını rahatlatıcı ve sinek ısırmalarına karşı kaşıntı giderici kremler önerebilirim.
Gideceğiniz mevsime göre şapka, gözlük, yağmurluk, güneş kremi gibi koruyucu eşyalar.
Seyahat notlarınız, haritalar.

Bir Çarşamba akşamı uçağımızın İstanbul’dan Zurih’e doğru havalanması ile başladı yolculuğumuz. Bir sonraki yazımda Bern’de buluşmak üzere…