25 Mart 2013 Pazartesi

Bahara ve Zeytinyağına Saygı Duruşu

Baharın güzellikleri doğayı boyarken rengarenk, daha sağlıklı daha doğal beslenmenin... 
Kendini sokağa atıp havayı içine çekmenin tam zamanı değil midir?

Esramın harika hediyeleri ile tanıştırdığı Nar Gourmet'in, yeşil biberli zeytinyağı ve organik kekiği ile içimi titreten bu salatayı nasıl yemeli...

 hemen!




22 Mart 2013 Cuma

Vadim O Kadar Yeşildi Ki!

Çocukluğum ve ilk gençliğim, evimin yakınlarında bir kültür merkezi olması isteği ve olacağı söylentileriyle geçti. Küçükçekmece'ye çok güzel bir kültür merkezi yapıldı yapılmasına ama ben çok uzaklarda yaşıyorum artık. Olsun varsın. Ben yine de yapılmışı öveyim, yaptıranı da takdir etmeden geçmeyeyim.

Gidip geldikçe Cennet Kültür ve Sanat Merkezi'nin etinden sütünden faydalanmayı ihmal etmiyorum. Son ziyaretimin tadı hala damağımda. "Vadim o kadar yeşildi ki!" adlı sergiyi 02 Mart/02 Nisan tarihleri arasında ücretsiz olarak dilediğinizce ziyaret edilebilirsiniz. Bu sergide ilk örneklerinden günümüze, ustaların elinden dökülmüş birbirinden güzel ve kıymetli manzara resimleri sergileniyor. Abidin Dino, İbrahim Çallı, Hoca Ali Rıza, Devrim Erbil... bunlar aklımda ilk yer eden isimler...ve tabii ki fotoğraflarıyla Ara Güler.

Sergide Orhan Pamuk resmi ile karşılaşmak benim için oldukça şaşırtıcıydı. Malum, ressam olacağını düşünerek resimler yapmış ama sonra yazar olmaya karar vermiş. Resimleri sergilenmediğinden olsa gerek, hep merak etmiş ama görmemiştim.


Başka neler var, bültenden alıntı yapalım:

"“VADİM O KADAR YEŞİLDİ Kİ !..
İLK ÖRNEKLERİNDEN GÜNÜMÜZE MANZARA”

02 MART 2013/ 02 NİSAN 2013

Açılış: 02 Mart 2012 Cumartesi, Saat: 18.00
Yer: CKSM (Cennet Kültür ve Sanat Merkezi) Sergi Salonu


Küratör : ERKAN DOĞANAY

SÜLEYMAN SEYYİT * HALİL PAŞA * AHMET MÜNİP * CELAL ESAT ARSEVEN * SAMİ YETİK * NAZMİ ZİYA * İBRAHİM ÇALLI * HİKMET ONAT * AVNİ LİFİJ * HOCA ALİ RIZA * NAMIK İSMAİL * VECİH BEREKETOĞLU * HAYRİ ÇİZEL * CEVAT DERELİ * EŞREF ÜREN * ŞEREF AKDİK * İBRAHİM SAFİ * CEMAL TOLLU * HAMİT GÖRELE * ŞEFİK BURSALI * SAMİ LİM * HALE ASAF * ABİDİN DİNO * FERRUH BAŞAĞA * TURGUT ATALAY * NURİ İYEM * HAŞMET AKAL * AHMET YAKUPOĞLU * NEJAD MELİH DEVRİM * ZEKİ KIRAL * ARA GÜLER * DEVRİM ERBİL * MUHSİN KUT * BALKAN NACİ İSLİMYELİ * EKREM KAHRAMAN * ORHAN PAMUK * AYDIN AYAN * MAHMUT CELAYİR * SELAHATTİN YILDIRIM * ŞİNASİ GÜNEŞ*MUSTAFA ORKUN MÜFTÜOĞLU * OZAN KUTSAL *COŞKUN SAMİ * ZEYNEP BİNGÖL ÇİFTÇİ * ŞEVKET SÖNMEZ * SERKAN YÜKSEL* BURCU PERÇİN * HALİL İLDENİZ * DENİZ GÖKDUMAN * DENİZ BAYAV * AYŞEGÜL KALKAN * SUNA TÜFEKÇİBAŞI * DENİZ AKTAŞ * EVREN GÖKKAYA * FIRAT BİNGÖL * DİLEK ÖZTÜRK * BUĞRA EROL

SÜLEYMAN SEYYİT, HALİL PAŞA, CEMAL TOLLU GİBİ SANAT TARİHİMİZİN ÖNEMLİ RESSAMLARININ DAHA ÖNCE SERGİLENMEMİŞ MANZARA RESİMLERİ BU SERGİDE İLK KEZ YER ALMAKTADIR."

10 Mart 2013 Pazar

Mantarlı Börek

Çoook uzun zaman olmuş yazmayalı, oysa ne çok birikenler. Kitaplar, filmler, yemekler ve yazamamanın en büyük nedeni olan taşınmalar. Herkesin ekle artık dediği mantarlı börek tarifini, daha çok yazmak dileğiyle yazacağım şimdi. Defalarca pişirmeme rağmen bir türlü fotoğraflayamamak ve her seferinde farklı ölçülerde hazırlamak engelledi  hep. Ama işte sonunda hem fotoğraflar, hem de ölçülerle morbaykuşlar'da...



Malzemeler;
5 Yufka
2 Paket Mantar (800gr)
1 Büyük Boy ya da 2 Küçük Soğan
3 Diş Sarımsak
250gr Kaşar Peyniri

2 Yumurta
2 Su Bardağı Süt
3 Yemek Kaşığı Yoğurt
Yarım Çay Bardağı Sıvı Yağ

Yapılışı;
Mantarları yıkayıp limonlu suya koyuyoruz. (Mantar yıkanmaz denilse de, ben dayanamıyor onlar için ayırdığım yumuşak bir süngerle yıkıyorum.) Sarımsak, soğan ve mantarı ince bir şekilde doğruyoruz.



Derince bir tavada zeytinyağını kızdırıp sarımsak ve soğanları sararıncaya kadar soteliyor, ardından ince bir şekilde doğranmış mantarları, tuz ve karabiberi ekleyip altını kısarak, mantarlar suyunu salıp çekene kadar pişiriyoruz.

Burada bir baharat konusu var. Ben iç harcıma kırmızı toz ve pul biber, kekik hatta birazcıkta nane ekliyorum bazen. Hepsi çok yakışıyor her seferinde birini deneyebilirsiniz bence...


Mantarlar suyunu çekip biraz serinledikten sonra, kaşarı rendeliyoruz. İki yumurtanın sarılarını üzerine sürmek için ayırıp, aklarını, süt, yoğurt ve sıvıyağ ile karıştırarak sosunu hazırlıyoruz.  İlk iki yufkayı aralarına sos sürerek tepsiye seriyor, arasına mantarlı harcı, üzerine de rendelediğimiz kaşarları ekliyoruz. kalan yufkalarında aralarına sos sürerek dizip üzerine, kalan sosun içine yumurta sarılarını ekleyerek sürüyoruz. Bazen aradaki yufkalardan bir ya da iki tanesini parçalayarak seriyorum, böylece kenarlar çok kalın olmuyor ve eşit dağılıyor.

200˚C fırında üzeri kızarana kadar pişiriyoruz.

Bu böreği ben her seferinde değiştirerek hazırlıyorum ve her seferinde çok lezzetli oluyor. Hatta hayranları var!
Bu yüzden baharatları, sosunu, kaşarını, sarımsak ve soğanını değiştirerek deneyim derim.

Afiyet Olsun...

1 Mart 2013 Cuma

Atlas Silkindi mi?

Geçen gün, yeni filmleri karıştırmaya karar vermiştim ki beyaz perdeye aktarılacağından haberim bile olmadığı "Atlas Silkindi" filmini görünce bir şaşkınlık bir heyecan...

Ayn Rand'ın çok sevdiğim bu romanı Plato Yayınlarında önce "Atlas Vazgeçti", sonra da "Atlas Silkindi" adıyla yayınlandı. Kalınlığından korkulmaması gerekiyor çünkü oldukça akıcı bir kitap. Yine de daha önce Ayn Rand okumamış olanlara "Hayatın Kaynağı" ile başlamalarını tavsiye ederim.

Nihayetinde filmin yayınlanmasının ardından bir yıldan fazla zaman geçtiğini henüz öğrenmiş olmak, beni çok heyecanlandırdı heyecanlandırmasına da, bunca zaman sinemaya aktarıldığını duymamam garip değil mi? İçime bir kuşku düştü. Köke tuhaf bir sahiplenmeyle bağlanan her canlı gibi uyarlanmış olmasına üzülmedim değil. Filmi fark etmemle izlemeye başlamam arasında oldukça kısa bir zaman geçti.

Bu kadar kötü bir film olur mu? Kitabı ve felsefesini bir kenara bıraktım ve normal bir film izliyormuşum gibi hissetmeye çalıştım ama hayır! Bu şekilde izlenecek bir taraf da göremedim. Üstelik filmin ikincisi de var. Elbette ben sırf merakımdan onu da izleyeceğim ama kitabı okumadıysanız filmi kesinlikle izlememeniz gerektiğini düşünüyorum. Çünkü ben önce filmi izlemiş olsaydım kitabı okumayı aklımdan bile geçirmez, konuyu da oldukça basit bulurdum. Aslında bu kötü uyarlama konusunda yönetmeni suçladığımı söyleyemeyeceğim. Kitabın içeriğinin beyaz perdeye aktarılabilir olduğunu düşünmüyorum. Sanırım ancak bu kadar olabilirdi.

Filmi beğenenler varsa, yorumları bekliyorum. Belki de benim beklentimin yüksek oluşu böyle düşünmeme neden olmuştur. Bana Atlas Silkin-eme-di gibi geldi.

Filmin ayrıntılarına buradan ulaşabilirsiniz.