Ayn Rand etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Ayn Rand etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

01 Mart 2013

Atlas Silkindi mi?

Geçen gün, yeni filmleri karıştırmaya karar vermiştim ki beyaz perdeye aktarılacağından haberim bile olmadığı "Atlas Silkindi" filmini görünce bir şaşkınlık bir heyecan...

Ayn Rand'ın çok sevdiğim bu romanı Plato Yayınlarında önce "Atlas Vazgeçti", sonra da "Atlas Silkindi" adıyla yayınlandı. Kalınlığından korkulmaması gerekiyor çünkü oldukça akıcı bir kitap. Yine de daha önce Ayn Rand okumamış olanlara "Hayatın Kaynağı" ile başlamalarını tavsiye ederim.

Nihayetinde filmin yayınlanmasının ardından bir yıldan fazla zaman geçtiğini henüz öğrenmiş olmak, beni çok heyecanlandırdı heyecanlandırmasına da, bunca zaman sinemaya aktarıldığını duymamam garip değil mi? İçime bir kuşku düştü. Köke tuhaf bir sahiplenmeyle bağlanan her canlı gibi uyarlanmış olmasına üzülmedim değil. Filmi fark etmemle izlemeye başlamam arasında oldukça kısa bir zaman geçti.

Bu kadar kötü bir film olur mu? Kitabı ve felsefesini bir kenara bıraktım ve normal bir film izliyormuşum gibi hissetmeye çalıştım ama hayır! Bu şekilde izlenecek bir taraf da göremedim. Üstelik filmin ikincisi de var. Elbette ben sırf merakımdan onu da izleyeceğim ama kitabı okumadıysanız filmi kesinlikle izlememeniz gerektiğini düşünüyorum. Çünkü ben önce filmi izlemiş olsaydım kitabı okumayı aklımdan bile geçirmez, konuyu da oldukça basit bulurdum. Aslında bu kötü uyarlama konusunda yönetmeni suçladığımı söyleyemeyeceğim. Kitabın içeriğinin beyaz perdeye aktarılabilir olduğunu düşünmüyorum. Sanırım ancak bu kadar olabilirdi.

Filmi beğenenler varsa, yorumları bekliyorum. Belki de benim beklentimin yüksek oluşu böyle düşünmeme neden olmuştur. Bana Atlas Silkin-eme-di gibi geldi.

Filmin ayrıntılarına buradan ulaşabilirsiniz.

03 Temmuz 2012

Ayn Rand-Ben


Ayn Rand, uzun zaman önce “Hayatın Kaynağı” kitabıyla girmişti hayatıma. Ardından "Atlas Vazgeçti/Silkindi" ile dikkatime nail olmaya devam etti. Üç ciltlik bu kitap, ilk okuduğum romanın devamı niteliğinde izler taşıyordu.

Romanlarının tümü Ayn Rand’ın Objektivizm felsefesini temel alır. Objektivizm’de yüceltilen “Ben” saf bencillik ya da çıkarcılıkla karıştırılmamalıdır. Temelinde doğru insan olmanın, yanlışlara toplum iç güdüleriyle değil, gerçek doğrularla karşı durmanın, kısaca kendine güveni ve üretici bir “ben” olmanın felsefesidir Objektivizm. Ayn Rand’ın yetişme koşulları, komünizmin tek tip insan yetiştirme deneyimini üretici bir insan olarak yaşaması, bu karşı duruşun başlangıcını oluşturur. İlk kitabı olan “Yaşamak İstiyorum” vakti zamanında bir aşk romanı kapağıyla basılmış olsa da aslında bu deneyimlerini ve hayat hikayesinin bir kısmını konu alır.

Bu üç kitaptan sonra, oldukça ince görünümüyle “Ben” kitabı, yaşadıklarının ve belki de gelecek toplum kavramının özeti gibi. Okuması kolay, kısa ama içi oldukça dolu bir kitap.

“’Ben’, bir nükleer savaştan sonra ortaya çıkan totaliter bir sistemde yaşayan bir kimsenin, sözlüklerden ve toplumsal hayattan silinen, yeri "biz" kelimesi tarafından doldurulan "ben" kelimesini ve kendisini keşfedişinin hikayesi. “

(Arka Kapak) 

11 Temmuz 2010

Ayn Rand-Hayatın Kaynağı

Hayatın Kaynağı kitabını ilk elime aldığımda hakkında hiçbir şey bilmeden elimde tutup, hasbel kader başlayıvermiştim. Basımı ve boyutlarıyla bende hala bir çikolata etkisi yapan bu kitap kendimi tanımayla karışık duygularla beni etkisi altına aldı. Düşünmeden diyebilirim ki bu kitap, hayatımın kitabıydı.


Elbette bu kitabı okuduğum dönemde üzerimde bıraktığı etkisi, beklentilerim ve o döneme ait duygularımın harmanıyla, başka bir zamanda okumuş olmamdan daha farklı olabilir. Bunu tam olarak bilemiyorum ama Hayatın Kaynağı’nın öncesi ve sonrasında okuduğum kitaplardan çok azı bende böyle bir etkiyi yaptı. Sayfaları çevirmekle içine girdiğim dünya tam da hayatıma yaymaya çalıştığım ve beklentilerimi bu yönde düzenlediğim küçük bir felsefe kıvılcımı gibiydi.