1 Şubat 2012 Çarşamba

Yeni Yıl

Uzun çok uzun zaman olmuş yazmayalı... Gecikmiş bir yeni yıl yazısı ile buna bir son vermek istiyorum. Yazacaklar birikmiş bizi bekliyor, dileğim bu yazı bir başlangıç olsun ve hepsini paylaşalım kısa zamanda.

Bu yılbaşı gecesi Seran ve Alim konuk etti bizleri, emekleri için onlara ve geceyi güzelleştiren tüm dostlara teşekkür etmek istiyorum buradan.

Zaman zaman konuşuyoruz, özellikle de sevgililer günü yaklaşırken, tüm bu özel günler hediye aldırmak için düzenlenmiş tuzaklar mı diye? Evet hediye içten geldiğinde alınmalı, yapılmalı bence de. Sevdiklerimizi düşündüğümüzde, onları mutlu edecek, gülümsetecek, anımsatacak küçük şeyler olmalı... Bu günler, hediyeler için değil elbet ama güzel zamanlar geçirmek için harika fırsatlar bence. İnsan hep geç kalıyor çünkü dediği gibi şairin, geniş zamanlar arıyor sevgiyi anlatmak için. Oysa her bahaneyi her fırsatı değerlendirip sevdikleriyle ışıltılı zamanlar yaşamalı.
Bize kalan anılar değil mi dünden?


Bu yılbaşının en güzel, en tatlı, en şahane, en şık meleği Arya...
Yılbaşı gecesi için, kırmızı bir tütü, simli, kırmızı, beyaz bir noel baba şapkası, yılbaşı ağaçlı ve kardan adamlı bir badi hazırladık kendisine. Yaptıklarım arasında, yaparken, şimdi fotoğraflarına bakarken en keyif aldığım Arya'nın cicileri. Kuzumuz yeni yıla girene dek bizimleydi, arada uyku kaçamakları yaparak tabi.
Yeni yıla bizimle girdi, bol bol fotoğraf çektirdi, kucaktan kucağa gezdi..

Seran'ım da harika mamalar yaptı bize. Neler neler vardı sadece hatırladıklarım;
Hünkar beğendi, iç pilav, barbunya, mantarlı ve patatesli börek, salata, şakşuka, fırında kaşarlı mantar...


Yemeğin ardından bembeyaz bir ormanlı, kardan adamlı nefis pastamız, hindistan cevizli çikolata toplarımız ve  kekimiz vardı. Bir de bana abartıyorsun der arkadaşım!


Bu sene nedendir bilmem çok geç başladım hazırlıklara, yapmak istediğim bir çok şey ve ne kadar az zamanım olduğunu görünce de panikledim. Bu yüzden bir kısmının fotoğrafı yok maalesef.
Kızlara yeni yeni başladığım patchwork maceramı paylaştığım yastıklar diktim. Beylere baterili, plaklı ve yelkenli tişörtler.


 

Bir de gece yarısından sonra kura ile seçeceğimiz yaka kartları yaptım. Fotoğrafı olmayanlar, noel baba, ağaç süsü top ve kardan adam... Bana kedi çıktı, Ebru'ya melek...



Seneye yeni fikirler ve ayrıntılı yapımları ile zamanında yazmayı diliyorum.
Herkes için mutlu, huzurlu ve sağlıklı bir yıl elbette...



En sona aşağıdaki fotoğrafı koymak istedim, "yeter artık çekmeyin, ilgilenmiyorum" demek değil mi şimdi bu?


7 yorum:

Ebru dedi ki...

Arkadaşım Özlemcim,
Ne güzel bir geceydi değil mi? Üstelik Seranımın ve senin elinden çıkanlarla daha da güzelleşti. O gece için herkese çok teşekkürler ve blogumuza bir başlangıç yaptığın için sana da...

Sibel dedi ki...

Çok güzeldi çok! Özlemciğimin el emeği hediyeleriyle, Serancığımın harika yemekleri ve tatlılarıyla (en tatlı da Arya bebekti tabii) harika bir gece oldu. Çok güzel anlatmışsın canım, güzel anılar biriktirdiğimiz güzel bir yılın başlangıcı olsun...

Buket dedi ki...

oyy çok tatlı bebiş..ben de baykuşlar yapıyorum , bakalım ortaya ne çıkacak :))

MorBaykus dedi ki...

Ebrum, Sibelim ben teşekkür ederim varlığınıza.
Anlatınca eksik kalıyor, dostlarla geçen her an çok güzel.

MorBaykus dedi ki...

Merhaba Sevgili Buket,
Evet balımız, meleğimiz Arya çok tatlıdır.
Merakla bekliyorum baykuşları, baykuş olur da güzel olmaz mı :)

Özlem

Cihan dedi ki...

baykusun moru olurmu? dedim ama ?
demekki oluyorumus.........
bayildim minik noele:))))))))

Ozlem dedi ki...

Keşke olsaydı değil mi :)
Ama tüm renkleriyle de güzeller bence...
Minik noelimiz çok çok güzeldir, teşekkür ederiz...

özlem