16 Ağustos 2011 Salı

Hakan Günday-Malafa


Hakan Günday’ın okuduğum üç romanı arasından en çok Kinyas ve Kayra’yı beğenmiştim. Kinyas ve Kayra, Günday’ın diğer kitaplarını okumak istememe sebep olan bir referans oldu benim için. En çok onun tadı kaldı damağımda. Ardından Piç ve Malafa’ya devam ettim. Bir de bir zamanlar Hayvan Dergisi’nde yer alan yazıları vardı Hakan Günday’ın. Onları okumak hoşuma giderdi fakat bildiğime göre o dergi de kapanıp gitti, yazık oldu.

Malafa, bu öyküye koyulabilecek en yerinde isim olmuş. Kitapta Antalya’da genelde turistlere satış yapan büyük bir kuyumcu mağazası anlatılıyor. Kuyumcunun satış mantığından, tezgahtarların yaşam ve düşünce tarzlarından bahsediliyor. Kitapta tezgahtarları anlatmak üzere kullandığı paragrafları bazı kısımlarda anlatımın kendisini doğrulatmak istermişçesine tekrarlaması hoşuma gitti.

''Tezgâhtarlığın zorluklarından biri tekrardır. İnsanin en zor dayanabildiği çalışma koşulu olan tekrar, sağlıklı bir aklın ani ölümüne neden olur. Aynı cümleleri aynı mimikler eşliğinde iki bin kez söylemiş olan tezgâhtar, artık ne dediğini duymuyordur. Başka konular üzerinde yoğunlaşıyor, müşterisinin banka hesabında ne kadar tramı olduğunu ya da yanındaki ahçiğin vardik rengini tahmin etmeye çalışıyordur. Kendisini duymayan tezgâhtar, konuşmasının hangi bölümünde olduğunu karşısındakinin yüz ifadesinden anlar.''

Bir de kitap için kendi dilini, kendi kelimelerini yaratmış olması sayfalar ilerledikçe çabuk alışılır bir durum. Kelimeler kitapla çok bütünleştiği için göze batmadığı gibi kitaba da yakışıyor. Malafanın anlamını da açıklamaya çalışıp kendimi yormayacağım çünkü sadece anlamını burada açıklamam bir şey ifade etmeyecek. Malafa ile benzeştirilen içerik belden aşağı da olsa hem anlatımla bağdaşmış hem de gülümseten bir anlamı ihtiva etmiş. Belki de bu sadece benim fikrimdir, ne olursa olsun her ihtimal, benim için tebessüm edeceğim bir anlam taşıyor.

Malafa adı ve içerikteki bütünlük göz önünde tutulunca güzel bir kitap, gayet akıcı bir dili var. fakat hiç Hakan Günday okumadıysanız bu kitabı tavsiye etmiyorum. Bana diğer kitaplarına oranla daha basit ve ara sıcak olarak hızlıca yazılıp çıkarılmış bir kitap gibi geldi. Belki de bu, Kinyas ve Kayra’nın etkisi yüzünden beklentimin yüksek olması kaynaklı bir yargıdır. En iyisi okuyup kendiniz karar verin. Ayrıca kitap tiyatro oyununa çevrilmiş ve kısa bir süre öncesine kadar DOT adlı tiyatro grubunun oyunu olarak sergilenmişti. Fakat izleme imkanım olmadı. Umarım devam eder ve izleme fırsatı yakalarım.

Ebru

3 yorum:

Buket dedi ki...

hakan günday bir ben okuyamadım, merak ediyorum çok..

Sibel dedi ki...

Kendisi de buna benzer bir şeyler söylüyordu Ebrucuğum, geçenlerde yeni kitabıyla ilgili okuduğum bir röportajında. Hakan Günday'a başlamak için iyi bir kitap değil. Ben de ilk Kinyas ve Kayra'yı okumuştum. Az'ı da merakla bekliyorum, okuma listemden kütüphaneme gelinceye dek:)

ebr-u ozlem dedi ki...

Hakan Günday'ın bunu söylediğini hiç duymamıştım.
"Az" kütüphanene girince ödünç listen de çoğalacak demektir :)