12 Temmuz 2012 Perşembe

Mavi Yolculuk bir düştür...



Cevat Şakir Kabaağaçlı (Halikarnas Balıkçısı) 1925 yılında, yazdığı bir yazı nedeniyle Bodrum’da 3 yıl sürgün cezasına çarptırılmış. Çok sevdiği Bodrum’a geri dönmüş cezası bittiğinde, çiçekler ve ağaçlarla bezemiş yaşadığı yeri. Ve yazar, şair dostlarıyla balıkçı teknesine atlayıp başlatmışlar mavi yolculuğu… Yaşadıkları güzellikleri anlatmışlar kitaplarla. Şimdi ben ne kadar anlatsam az geliyor.






Bence, hayatınızda en az bir kere mavi yolculuk yapmalısınız mutlaka… Aşık olabilir ve bizim gibi vazgeçemeyebilirsiniz.  Tam dokuzuncu sene oldu, denizin, gökyüzünün, yeşilin, toprağın binlerce tonuyla birlikte maviliklere yol alalı. Günlerin, gecelerin uzadığı, doğadan başka hiçbir koku, ses ve görüntü saldırısına uğramadan. Hiçbir şey yapmamanın tadına varalı.
Karada bir deniz tatili hiç çekmiyor beni artık, gürültülü kalabalıklar, yemek yemek için, denize girebilmek için, duş almak, oyun oynamak, müzik dinlemek, bir şeyler içmek için plan yapmak.
Sabah uyanıp yüzünü yıkamak denizle, gece pırıl pırıl yakamozlar (plankton) içinde yüzmek… Hafifçe esen rüzgar ve milyonlarca yıldızın altında uykuya dalmak… Deniz altının büyülü dünyasını keşfetmek, kekik kokuları arasında, keçi yollarından tırmanış yapıp manzaranın keyfine varıp hızla denize koşmak. Kano ile kürek çekip sıcaktan bayılır gibi olurken birisi tarafından devrilip serinlemek. Orada, şurada, burada uyuklamak. Denizin altında üstünde durmadan fotoğraf çekip anları dondurmaya çalışmak.
  
Rotanızı belirleyip demir alınca artık bir tişört bir şort bir de bikini başka hiçbir şeye gerek yok. Ben hala büyük bir sırt çantası doldursam da aslında evet bu kadar. Güler yüzlü insanları Bozburun’un, Selimiye’nin, Ege’nin nefis yemekler hazırlarlar size. Sabah kahvaltı, öğle yemeği, beş çayı ve akşam yemeği hepsi ayrı ayrı lezzetli, suyundan mı havasından mı bilmem.
Hep sorulur 14 kişi 20-30 metre bir teknede, bir hafta gece gündüz ne yaparsınız? 
Hiç yetmez o bir hafta, gönül orada kalır....
Bu fotoğraflarda biraz teselli eder...









      Batık hamam...
 







       Gün doğuşuyla yol almak...

       Bedri Rahmi Koyu...
        Bedri Rahmi Koyu...








2 yorum:

Sibel dedi ki...

Bedri Rahmi Koyu'na gitmeyi çok ama çok isterdim. Harika fotoğraflar seçmişsin canım, özellikle gün doğumuna, ay ışığına ve rakı-peynire ba-yıl-dım...

Ozlem dedi ki...

Bir sene tüm bu güzellikleri paylaşmak dileğiyle o zaman...