Yalova etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Yalova etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

12 Haziran 2012

Yalova-Çifte Şelale ve Dipsiz Göller


    Yaz geldiğine göre, gezilip görülecek yerlerden bahsetmenin vaktidir. İstanbul Yenikapı’dan deniz otobüsü ile yaklaşık 1 saat 10 dakikada ya da Kartal-Pendik’ten 45 dakika gibi sürelerde ulaşabileceğiniz Yalova, küçük geziler için çok ideal bir şehir. Nerelere gidilir Yalova’da?

    Yalova’nın Termal'i en bilindik mekanlardan biridir. Termal, Yalova şehir merkezine 11km mesafededir. Termal’e geldiyseniz Termal yakınlarındaki Sudüşen Şelalesi’ni de görmenizi öneririm.

        Termal


Yalova’nın diğer şelalesi de Çifte Şelale’dir. Bu şelaleye Çınarcık yolu üzerinden gidebilirsiniz. Biz bu gezimizde Çifte Şelale’ye doğru yol aldık ve Çınarcık yolu üzerinde bize önerilen pideleri yemek için  “Teşvikiye Pide Salonu”nda mola verdik. Oldukça lezzetli ve çeşitli pideleri vardı. Tavsiye ederim.





    Çifte Şelale Yalova’ya 29 km mesafede. Yalova Kent Ormanı içinden geçilerek, ki manzara oldukça güzel, Erikli Çifte Şelale’ye ulaşılıyor.  Şelaleyi görmek için ormanın içinde 2km’lik yolu yürümeniz gerekiyor. Yol gözünüzde büyümesin çünkü yeşilliğin arsında, mesire yerleri ve asma köprüden geçeceğiniz bu yolu yürümek oldukça keyifli. Fotoğraf makinemizi yanımıza almadığımızdan köprü fotoğraflarına yer veremiyorum maalesef. 

        Çifte Şelale








Buradan çıkıp hemen yakınındaki Dipsiz Göl’e geçiyoruz. Birden kendimizi kartpostal görüntülerinin içinde masalsı bir mekanda buluyoruz. Sizi fotoğraflarla baş başa bırakıyorum.









        
Yazar:  Ebru

02 Mayıs 2012

Masal Köyü-Yalova


Dün sabah güzel bir kahvaltı için dostlarla beraber yola koyulduk. Yalova’nın mekanlarını keşfetmek için güzel bir adımdı Masal Köyü.

Yalova Merkez’e 8 km uzaklıkta Safran Köyü yakınlarından ulaşılıyor bu nezih mekana. Normalde rezervasyon yaptırılması gerekiyormuş ama bizim ilk gidişimiz olduğundan deneyimsizliğimizin ve geç gidişimizin avantajından yararlandık. Bizden önce kahvaltısını yapmış bir grubun boşalttığı masaya kurulduk. Mekan, şehirden ve gürültüden uzak, ağaçların ve yeşilin arasına kurulmuş. Evlerin yapımı henüz bitmemiş. Etrafta tavuklar ve hindiler geziniyor, kuş sesleri eksik olmuyor. Dilerseniz eşek turu yapmanız da mümkün. Yalova yakınlarındaysanız ya da buralardan geçecekseniz kahvaltı için uğramanızı tavsiye ederim. Organik Restoran’ında köy kahvaltısı yapmak bizim için çok keyifliydi. Kişi başı yaklaşık 20-22 TL ödeyerek sıcak ekmekler yiyip tıka basa doyurduk karnımızı.

Yazıyı uzatmadan, gidip görmek isteyenlere referans olarak çektiğimiz fotoğraflarla baş başa bırakıyorum sizi.

08 Şubat 2012

Ezginin Günlüğü Konseri


O kadar uzun zaman olmuş ki yazmayalı, lafa nereden başlayacağımı bilemedim. Dolayısıyla her bilemeyişte olduğu gibi," işe bu cümlelerle başlayıvereyim de yazının gelişi kendiliğinden dökülür herhalde" dedim. Yazamamaktan ya da durgunluktan değil, tersine yaşamın durdurulamaz akışı yüzünden bir türlü oturup da iki satır ekleyemedik blogumuza. Nihayet Özlemcim yılbaşı yazısıyla güzel bir giriş yaptı.
Akıp giden zaman içinde okunan kitapların, izlenen dizilerin, filmlerin üzerinden epey geçtiği için konusu edilir mi bilemiyorum ama en son izlediğim konserle başlamak benim için en iyisi olacak. Meğer ne kadar güzelmiş küçük bir şehirde büyük etkiler uyandıracak etkinliklere tanık olmak, örneğin güzel bir Ezginin Günlüğü konseri izlemek.

Yalova’da sanıyorum yeni yeni etkinliklerine başlamış olan Rauf Dinçkök Kültür Merkezi’nde 18 Ocak gecesi Ezginin Günlüğü konserindeydik. Konserle ilgili söylenecek çok bir şey yok aslında, böylesi deneyimli ve müziğe “sanat” olarak yaklaşan bir grup için yapılabilecek pek bir yorum olduğunu düşünmüyorum. O gece sahnede tiyatro izler gibi kendimizden geçerek, ilgi çekmek için gösterişe ihtiyacı olmayan naif ve samimiyet dolu bir grubun konserini izledik. Sahnedeki tiyatral dizilişlerine, kendilerinden emin hallerine, heybetli ama mütevazi duruşlarına tanıklık ettik.

23 Ağustos 2010

Türkiye Sirki ve Yalova'da Yaz

Yeni yeni keşfettiğim Yalova şehrini kısa süreli de olsa yaz mevsiminde görmek kısmet oldu. Türkiye’de kaldığımız iki haftanın bir haftası Yalova’daki evimizde geçti. Baharda gördüğüm sakin şehrin nüfusu bir anda üç katına çıkmış, canlanıvermişti.

Kuvvetle muhtemel İstanbul’a yakın olmasını fırsat bilen tatilciler, bazıları günü birlik olmak suretiyle şehrimizdeydiler. Plajlar ve sahil hiç görmediğim kadar doluydu. Evde kaldığımız o kısacık zamanda meydandaki Barış Manço Amfi Tiyatrosu’na Türkiye Sirki’nin geleceğini öğrendik ve son anda verdiğimiz bir kararla biz de gidelim dedik; “Görelim bakalım nasıl oluyormuş bu sirk dedikleri?”