28 Eylül 2012 Cuma

Osman Amca


Yıllardır görmemiştim Osman Amca'yı. Osman Amca; mahallemizin en eski tuhafiyecisi. Dükkanının adı bile yok belki. Tüm mahalle onu Osman Amca olarak bilir, kimin ne eksiği varsa önce Osman Amca’ya bakılır. Daha doğrusu bakılırdı.

Aynı evde doğup büyümüş olmanın ve yıllarca aynı mekanda yaşamanın çok büyük avantajları vardır. Pek çok insan tanır, çocukluk arkadaşlarınızla hiç bitmeyecek dostluklar kurarsınız. Birileri gider birileri kalır da o dostlar, o mahalle, hayatınızın daimi bir parçasıdır. Siz nereye, çocukluk ve mekanlar oraya… Uzun bir ayrılığın ardından artık pek de küçük diyemeyeceğim o mahalleye gelip de çocukluğumun tuhafiyesine uğramadan olmazdı. Artık o esnaflar, öyle dükkanlar kalmadı.

Tuhafiye diyorum ama Osman Amca’nın dükkanı bulacaklarınıza şaşırmayacağınız bir yer. İçeride çok eski düğmeler, eskiden kalan şallar, misketler, balonlar, bolca oyuncak bulmanız mümkün. Yıllardır yeni bir şey alınmıyor Osman Amca’nın dükkanına ama eskiden kalan eşyalar buna gerek olmadığını söylüyor size. Ben düğmelere bakarken, o da düğmelerin tarihi ve neredeyse kendisiyle yaşıt olduğunu söylüyor.



Osman Amca’nın dükkanı her zaman açık değildir. Fakat mahalleli onun evinin, dükkanın hemen yanında olduğunu bilir ve işi olan kişi evin penceresini tıklatıverir. Ardından Osman Amca’nın sesi gelir ve dükkanın kapısı açılır. Bu sefer kapının önünde her zamanki taburesini görünce dükkanın da açık olduğunu anladık. Bir zamanlar bize zaten yaşlı ve sevimli görünen Osman Amca, bu sefer gerçekten yaşlanmış. Onu görünce anladım ki çok uzun yıllar çok kısa sürede geçip gitmiş. Hem hüzünlendim hem de tuhaf duygulara kapıldım.

 “Osman Amca, sende rafya var mıdır?” diyoruz. 
  “Vardır, vardır da nerededir ki acaba?” diye cevap veriyor. Diyoruz ki:
  “Biz de arayalım o zaman.”



Bu dükkana her gittiğimde köşe bucak incelemek istiyorum. Vaktimin yettiği kadar bakınırken bir yandan da Osman Amca ile muhabbet ediyoruz.  Bir kızını ve biz dükkandayken içeriden sesi gelen yoldaşını başka diyarlara uğurlamış.



“Biz de gideceğiz, unutulacağız
” dedi, ardında bıraktığı kayıplardan bahsederken. Oysa ki ben, ablalarım ağabeylerim ve onu tanıyanlar, Osman Amca’yı hiç unutmayacak. İçleniyorum, Osman Amca’mızı seviyorum…

2 yorum:

Adsız dedi ki...

Çok beğendim bu geçmişe yolculuğu ve anlatımını...

Nalan Fırıncıoğlu

Ebruts dedi ki...

Çok teşekkür ederim ablacım, ne de olsa hepimizin çocukluğu saklı Osman Amca'da.