11 Ekim 2012 Perşembe

Gog-Giovanni Papini

Gog uzun zamandır okumak istediğim bir kitaptı. Sonunda ikinci el kitaplar arasında karşıma çıkıverdi. İş Bankası Kültür Yayınları Gog’un iki kitabını tek parça halinde basmış. Kitabın içeriğinde yazım hataları olsa da çevirinin güzelliği bu hataları görmezden gelmeme neden oldu. Bir de İş Bankası Kültür Yayınları kitaplarını seviyor olmanın etkisi var sanırım. Bu hataların yeni baskılarla giderilmiş olduğunu tahmin ediyorum.
 
Gog, Amerikalı bir milyarder. Dünyaya ve fikirlere karşı ucu görünmez bir merakı var. Her ne kadar kitap tanıtımlarında Gog’un cahil bir milyarden olduğundan bahsedilse de bu merakının zenginliğin getirisi bir sıkılmışlık mı, öğrenmeye duyduğu arzu mu yoksa uçsuz bilgisizliğinden mi ileri geldiği tartışılır. Gog, zamanının ünlü kişiler, konularında uzan bilim adamları ya da yazarlarla genellikle parası sayesinde görüşmeler yapıyor. Onların gerçekte ne düşündüklerine dair sözlerini aktarıyor. Bunlar arasında Gandi, Einstein, Freud, Lenin, Edison, Salvador Dali, Hitler gibi şahsiyetler var. Bazı bölümlerde de ünlü yazarların sözde yayınlanmamış ve Gog’un eline geçen yarım öyküleriyle karşılaşıyoruz. Bazen ilginç koleksiyonlarından bahsediyor. Örneğin tüm devleri, satın aldığı büyük bir araziye topluyor ve sonuçlarından bahsediyor. Bir başka gün “Pişmanlık Duymuş Yamyam”ın neden pişman olduğunu onun ağzından aktarıyor.

Bu kitabı çok sevdim. Sevmekle birlikte not almadığım için hatırlayamadığım pek çok fikre gark olmama neden oldu. Bazen “çok saçma” dediğim olağan şeyleri Gog’un yazımından dinlemek kendi fikirlerimin açığa çıkmasına yardımcı oldu. Bu nedenle sevdiğim kitaplar kategorisinde yerini aldı.

Gog’un insanları ve kendi fikirleri bazen bildiklerimizin aksini söylerken anlatımındaki bütünlük öyle güzel tamamlamalar oluşturuyor ki bir an da ben de o fikri kabul etmiş buluyorum kendimi. Suçluları cezalandırma yöntemlerini anlatan bir Avukat’a hak verir oluyorum. Aklına geldiği her olgu üzerine fikirler öne sürmesi ya da insani bakış açının dışında bir anlatım yoluna gitmesi beni sıkmak yerine eğlendirdi. Belki de herkesin Gog’unki gibi bir günlüğü olmalı diye düşündüm. Aklımıza gelecek her konuda fikirlerimizi not aldığımız bir defter. Hoş olmaz mı?

Hiç yorum yok: